Bitkilerin Tedavide Kullanılması Fitoterapi

Fitoterapi; bitkilerle yapılan tedavi yöntemine verilen isim olup alternatif tıbbın en önemli kollarından birisidir. “Filo-” terimi bitkiyi simgeleyen bir ön ektir; “terapi” terimi de tedavi demektir. Dolayısıyla “Fitoterapi’ terimi kısaca “bitkilerle yapılan tedavi” olarak tanımlanmaktadır. Uzun yıllar boyunca doğrudan bitki kısımları kullanılarak yapılan tedavi modelleri günümüzde çağdaş bilim uygulamaları ışığında tekrar ele alınmış ve “Çağdaş Fitoterapi” kavramı hayata geçirilmiştir. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde kabul gören ve uygulanan bu yeni kavram kısaca “Hastalıklardan korunmak veya tedaviyi desteklemek amacı ile tıbbi bitkilerden ve onların etkin maddelerini taşıyan kısımlarından (droglardan) veya bir işlem yoluyla elde edilmiş doğal ürünlerden hareketle standardize edilmiş farmasötik formlar (tablet, kapsül, tentür vb.) kullanmak” olarak tanımlanır. Dolayısıyla günümüzün fitoterapi uygulamaları aslında çağdaş anlamda bitkiden bitkisel ilaca (fitofarmasötik) geçişi sağlayan uygulamalardır.

dünyada fitoterapi
dünyada fitoterapi

Bitkilerle tedavinin esasını bitkilerin sentezlediği kimyasal maddeler oluşturmaktadır. Bu kimyasallar vücutta bir takım fizyolojik değişikliklere yol açmakta ve bazı hastalıkların iyileştirilmesinde işe yaramaktadırlar.
Bitkilerin tedavide kullanımları çok eski tarihlerde başlamıştır. İnsanoğlu ilk çağlardan beri hastalıkları iyileştirebilmek için doğaya, özellikle de bitkilere yönelmiştir. Sınama ve yanılma yöntemiyle bazen etkili bitkiler bulup onlardan istifade etmişlerdir. Bilim adamları ise halkın kullandığı bu bitkileri detaylı olarak incelemiş ve terapide en uygun kullanma metotlarını bulmaya çalışmışlardır.

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok sayıda bitki değişik amaçlarla kullanılmaktadır. Türk haki, çoğunluğunun kırsal bölgelerde yaşaması nedeniyle, yabani bitkiler ile yakından ilgilidir. Halk yabani bitkilerin bir bölümünden gıda, baharat, boyar madde ve ilaç olarak yararlanmaktadır. Bir kısım bitki ise, zehirli bileşikler taşımaları nedeniyle, halk ve hayvan sağlığı yönünden önem taşımaktadır (Baytop, 1984).

Halkımız tarafından kullanılan tıbbi bitkilerin bir kısmı halk arasında asırlardan beri kullanılagelmiş bitkilerdir. Bir kısmı da kodeks (farmakope)’lerde yer almıştır. Kodeks (farmakope)’ler; ilaç ilkel (ham) maddelerinin özellikleri, hazırlanışı, sağlık muayenesi, etken madde miktarı tayini, kullanılacak miktan, saklanması ve diğer hususlarda bilgi veren, her ülkenin kendi ihtiyaçlarına göre hazırlanmış resmi bir kitaptır.

Türkiye’de de bazı tıbbi bitkilerin yasal olarak tedavi amacı ile kullanılabilmesi için kodeksler hazırlanmıştır. Ülkemizde kodeks Sağlık bakanlığı ile oluşturan bir komisyon tarafından yapılmaktadır. Yurdumuzda bugüne kadar 1 ürk Kodeksi 1930, 1940, 1948 ve 1974 olmak üzere dört kodeks hazırlanmıştır (Ceylan, 1995).
Dünya üzerinde 750.000-1.000.000 arasında bitki türünün bulunduğu tahmin edilmektedir. Bunlardan 500.000 kadar tanımlanıp isimlendirilmiştir (Stace, 1980). Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) tarafından 1979 yılında yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre; kodeks (farmakopeler)’de kayıtlı olan, en az beş ülkede kullanılan ve ticarette bulunabilen bitkisel drogların miktarı 1900 olarak saptanmıştır (Baytop, 1984).

WHO nun 91 ülkenin farmakopelerine ve tıbbi bitkileri üzerinde yapılmış olan bazı yayınlara dayanarak hazırladığı bir rapora göre tedavi amacıyla kullanılan tıbbi bitkilerin toplam miktarı 20.000 civarında olduğu belirtilmektedir. Şüphesiz bu sayı gerçek miktarı göstermekten çok uzaktır. Zira Türkiye için 140 kadar tıbbi bitki kaydedilmiştir (Penso, 1983). Türkiye için belirtilen bu bitkiler 1948 ve 1974 Türk kodekslerinde kayıtlı olanlardır. Hâlbuki halen Türkiye’de tedavi maksadıyla kullanılan tıbbi bitkilerin miktarı en az 500 civarındadır. Dünyada ise kullanılan gerçek tıbbi bitki miktarının 100.000 civarında olduğu vurgulanmıştır (Baytop, 1984).

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir